Bazen hayatımın sadece bir kanepeden ibaret olduğunu düşünüyorum.Kanepemdeyim.
işte gece,yine beni terk eden seslerle,olduğu gibi üstümde.
Kesilen elektrikle birlikte odanın içine doluveren gece.Soğuk sessizliğini
beraberinde bu kuytu eve getiren.
Bazen hayatımın sadece tüm ağırlığıma sessizce katlanan şu ucuz kanepeden ibaret olduğu düşünüyorum.Kırmızı örtüsüyle,cefakeş ucuz kanepem.Başımı ilk kez diğer tarafına yasladığım kanepem.
Ve ahşap mutfak dolabımda yarısı yanmış mumum.Kanepem ve
şimdi o,küçük,cılız ama yürekli ışığıyla gecenin karanlığını ve soğukluğunu delmeye çalışan,
serçe parmağı mumum.
Elimde kitabım.Dertli adamın şiirleri.
"Dünyayı Taşıyor Omuzların" sıkı dostlarımmış gibi onlarla kendimi rahat ve huzurda hisseden ben.Cefakeş kanepem,işte şu küçük ama yürekli
mumum ve şu cılız görünümlü ama dünyayı omuzlarında taşıyan,dertli adamın şiirleri.Üçümüz ne kadar güvendeyiz bu gece.Huzurluyuz.
Dünyayı Taşıyor Omuzların *
Tek başınasındır,ışıklar söndürülmüş
ve karanlıkta parlar kocaman gözlerin.
Belli ki acı çekmeyi bilmiyorsundur artık.
Ve hiçbir şey istemiyorsundur dostlarından.
Kimin umurunda yaşlanmak,yaşlılık nedir ki?
Dünyayı taşıyor omuzların
ve bir çocuğun elinden daha hafif dünya.
....
....
Üzerimde ,bedenimin en azından yarısı ısınsın diye,üstüme çekiştirdiğim kırmızı kanepe örtüm.Elimde,baş parmağımın sayfalarını ayırdığı
dertli adamın şiirleri.Şiirlerin üstünü aydınlatan,mumumun sıcak alevi.Sessizlik.Ölece sükunete ermek sabaha kadar.Eğer hala parmağım kaldığım
sayfaların arasındaysa uyandığımda sabah,ertesi gece yeniden kaldığım o yerden başlamak.Sıkı dostlarım,dertli adam,kanepe ve cesur mum ile...
soldier of love by Sade

0 yorum:
Yorum Gönder