Mayıs 15, 2013
Kısanın Ötesinde Hikayeler- 8 (Tamam)
"Benden ne istiyorsun?" diye en son hiddetle soruverdi.
"Yanına uzanmak,kemiklerin kırılırcasına sarılmak sarılmak,seni sarmalamak,sıkmak istiyorum","Başımı göğüslerine dayamak,orada sonsuz bir uykuya dalmak istiyorum","Dudaklarına yapışmak içime nefesini doldurmak istiyorum"
diyemedim.
"Tamam" dedim ve her şeyimi orada bıraktım ve bedenimi alıp uzaklaştım.
Aralık 31, 2012
Kısanın Ötesinde Hikayeler -7 (Uzak)
(Sonra düşündü,daha dudaklarının tadına bakmamışken nereye...) En çok da nemli ellerinin sıcaklığını ve ıslaklığını merak ediyordu."Acaba elini sımsıkı tuttuğunda gözlerinde göreceği şey ne olacaktı?Utangaçlık mı,heyecan mı,sevinç mi?Yoksa şaşkınlık ya da biraz mutluluk mu?Daha ellerini tutmamışken nereye gidiyordu!
Ama unuttuğu bir şey vardı;"Birlikte olalım ve beni hiç terk etme" dediğinde, "Bunun için söz veremem;o yüzden hiç birlikte ol(a)mayalım" dememiş miydi?
Hatırlamıştı, şimdi bu ümit ne diyeydi!
Kasım 11, 2012
Kısanın Ötesinde Hikayeler -6 (Dudak)
İstediği sadece bir öpücüktü.Gözleri bir öpücüğün sıcaklığını arıyor,bir çift dudağın sıcaklığını özlüyordu.Bir öpücük ancak O'nu ısıtabilirdi.
Sonra biri geldi,(O'nu)yaktı,kül etti ve gitti.
Ağustos 23, 2012
Kısanın Ötesinde Hikayeler-5 (Göz)
"Doğru söyle" dedi bana kadın,
"Acılarını paylaşacak birini arıyordun değil mi? Yoksa beni sevdiğin falan yalandı.Gözlerimde tanıdık bir acı buldun(ruhumda)...Seni sadistçe bana yaklaştıran buydu değil mi?Seni anlamamı ve acılardan yükünü,bir nebze olsun,hafifletmek;yoksa beni sevmek değildi!" diye hıçkırdı kadın.
Adam,kadının gözlerine biraz daha eklenmiş acının kendisinden azalan ağırlığıyla oracıktan hızla uzaklaşıverdi,kalan yükünü de boşaltabileceği başka gözlerin arayışına doğru.
Haziran 24, 2012
O An
Eve geldim,loş odaya geçtim,üstümü çıkarmadım,konuşacak birini aradım,dün akşam tanıştığım(?),bir masum,fahişe vardı sadece,konuşurcasına bir mesaj yolladım (cevap gelmesi değildi zaten beklediğim,ben içimdeki notu dökmek istemiştim sadece) Sakin esen rüzgar,tek pencereli odamın perdesini havalandırıyordu,izledim,biraz ses verdi odaya onu dinledim.Dışarıda bir kuş sesi,bir de ağlayan bir oğlan çocuğu...
Mayıs 31, 2012
Kısanın Ötesinde Hikayeler-4
"Seni özlüyorum" diye yazdı oğlan.Kız,hiç zaman yan yana gelmediği ve yüzünü görmediği bir erkeğin bu sözleri karşısında şaşırmadı."Senin özlemin aslında ben değilim" dedi kız."Ben sadece senin içindeki koca yalnızlık kuyuna ses verdiğinde dönen sahte bir yankıyım sadece,gerçek olduğuma inandığın"."Haklı olabilirsin" dedi oğlan. "Ama bana geri dönen sahte bir ses bile ,uykuya dalmadan dinlediğin,bir masalın büyüsünden farksız değil beni mutlu eden". Kız bu kez şaşırmıştı gerçekten."İnsanoğlu nasılda gerçek dünyadan kopmaya,masal dünyasına muhtaç bir hayata,ihtiyaç duyabilirdi" diye düşündü,içinden değil,dışından sesli sesli.Tüm bunları duyan oğlan,"Belki de" dedi "Sadece saf aşkın hayali ancak bir masal diyarında olabilir ancak"."Şimdi ben de seni özledim"diye yazdı kız.
Mayıs 15, 2012
Kısanın Ötesinde Hikayeler-3
Baksana bir sürü ortak özelliğimiz var" dedi kadın; "İkimiz de kadınız,ikimizin de saçları uzun,ikimizin de göğüsleri var,üstelik aynı beden sayılırlar"."Çok fazla ortak yönümüz var" dedi kadın diğer kadına, "düşünsene ikimizde de vajina var bir kere,bu kadar ortak özelliğimiz varken...." ,diğer kadın daha fazla dinleyemedi,sözünü kesti,anlamsız bir hayret bürünerek, oradan ayrıldı."Demek ki benimle arkadaş olmak istemiyor" diye içinden geçirdi kadın,"oysaki daha sayamadığım o kadar ortak yönümüz vardı ki,"ikimizde bir erkekte mutluluğu arıyorduk".
Mayıs 10, 2012
Kısanın Ötesinde Hikayeler-2
Karşı kaldırımdan geçen kadına elini kaldırdı selam verdi.Hızlıca sevdiği bir tanıdığı görmenin sevinciyle yanına vardı,"Kusura bakmayın sizi birine benzettim" dedi adam. "Önemli değil dedi" kadın. "Ama" dedi adam "O birini de tanımıyorum,kim olduğunu bilmiyorum ama sizi birine benzetmiştim", "İyi ya" dedi kadın " O biri benim"
Mayıs 03, 2012
Kısanın Ötesinde Hikayeler -1
Ani bir hareketle (ki önceden karar vermediği çok belliydi) yanındaki arabada,dışarıda duran kıza yöneldi.
"Benimle sevgili olur musun? " dedi.
Kız, üzerinden hızlıca attığı,kısa bir şaşkınlıktan sonra, "Tamam olur" dedi.
"Tamam o zaman" dedi oğlan, "Yarın burada bu saatte başlarız". Derken oradan ayrıldı.
Mart 20, 2012
Bir Kaç Işık Yılı Kadar Uzak
Uzağında durur,aranızdaki uzaklıkla doğru orantılı olarak "O"na karşı olan arzun artar."O" senden uzaklaşmıştır artık (Sanki yakın olmuş gibi). "O" sana yakın olmayı seçmemiştir("O"na yakın olamamışındır),"O" bir başkasıyla arasındaki mesafeyi kapatmış,senden bir o kadar uzaklaşmıştır."O" senden uzaklaştıkça senin arzun büyümüştür.Daha da uzaklaşır,artık daha da büyümüştür arzuların.Gözün bir an o kadar hızlı "O"nu süzer ki,aklın "O" nun durup beklediği yerde kalır.O yer ile aranızdaki mesafe hiç bir araçla varılamayacak kadar,milyonlarca ışık yılı,uzak gelir.En sonunda gözden kaybolur.Yüreğinle aklın bu hayalin gerçek ya da yalan savaşında amansız çarpışmaya tutulur.Bir süre sonra infilakın olur."O" sanki koca bir sıfır gibidir,artık "O" olmaktan çıkmış bir "Sıfır" olmuştur.
Şubat 10, 2012
Vajinadan Tabut
Çıplak bedenini ilk gördüğüm zaman,ölümün bir kadının vajinasına gömülmek olduğunu zannettim.
Toprak dediğin kabarmış tüyleriydi.Beni örten değilde beni saklayan,beni koruyan.
İlk defa çıplak gördüğümde seni,içine gömüleceğimi sandım.Sıcak yün bir battaniyeye
sarınıp sarılmak olarak düşünmüştüm ölümü vajinanda.Bedenimi içine almak değil de sana gömecektin.
Ölümü,sıcak bir battaniyeye sarılmış gibi vajinana gömülmek sanmıştım.
Sevmiştim ölümü,hem hoşuma da gitmişti.Sevmiştim.
Toprak dediğin kabarmış tüyleriydi.Beni örten değilde beni saklayan,beni koruyan.
İlk defa çıplak gördüğümde seni,içine gömüleceğimi sandım.Sıcak yün bir battaniyeye
sarınıp sarılmak olarak düşünmüştüm ölümü vajinanda.Bedenimi içine almak değil de sana gömecektin.
Ölümü,sıcak bir battaniyeye sarılmış gibi vajinana gömülmek sanmıştım.
Sevmiştim ölümü,hem hoşuma da gitmişti.Sevmiştim.
Ocak 13, 2012
Senin 18 in

teni 18 yaş tazeliği ,
18 yaş güzelliğinde gözlerinden gülen mutluluğu
18 yaş utangaçlığında
belli belirsiz sivilcesi
sarı parlak saçları mı kıvrımlı
bir öpümlü tatlı 18 yaş çenesi mi?
Ekim 29, 2011
PARK
bugün ikinci gidişimdi aynı parka.bu ikinci gidişimde öğrendim,her parkın aslında kendi hayatı vardı.aynı yaşlı kadın oradaydı yine.belki bedeni o eski bedeni değildi,saçları aynı saç yüzü aynı yüz değildi ama gözleri aynı umut ışığını yaşatmaya çalışan aynı gözlerdi,yıllarca korumayı başardığı değişmeyen tek şeyi.aynı yerde,elinde ekmek,hayatta belki de elinde kalan tek bağını,kuşlarını besliyordu.onlar ki sadık dostlarıydı oysa her zaman minnetsiz o nu sevecek ve terk etmeyecek olan,hayatında kalmış tek canlılar,son umut ışığı canları o nun.
aynı çocuk oradaydı yine,zihinsel özründen çok mutlu,her zamanki aynı üstüne çıktığı salıngaçındaydı.bir tek kendisinin bildiği bir dille mutluluk haykırışları yayıyordu etrafa ve bir aşağıya bir yukarıya hızla salınıyordu, her gün aynı saatte aynı parkta.birileri gözü arkada kalmayacak şekilde sıkı sıkı giydirmişti belli ki kendisini.o nu da çok seven sakınan birileri vardı.uzaktan uzağa parkta nadir mutlu anlarından birini yaşadığı için mutlu olan birileri vardı.
aynı adam gelirdi her zaman parka köpeğiyle mutlu mutlu vakit geçiren beraber köpeğiyle oynayan adam.bütün bunlar sanki bir aileydiler orada,aralarında sessiz ama sıkı bir bağ olan bir aileydiler sanki o parkta.o gün anladım ben aslında her parkın bir hayatı varmış bizim gözlerimizden uzakta.
aynı çocuk oradaydı yine,zihinsel özründen çok mutlu,her zamanki aynı üstüne çıktığı salıngaçındaydı.bir tek kendisinin bildiği bir dille mutluluk haykırışları yayıyordu etrafa ve bir aşağıya bir yukarıya hızla salınıyordu, her gün aynı saatte aynı parkta.birileri gözü arkada kalmayacak şekilde sıkı sıkı giydirmişti belli ki kendisini.o nu da çok seven sakınan birileri vardı.uzaktan uzağa parkta nadir mutlu anlarından birini yaşadığı için mutlu olan birileri vardı.
aynı adam gelirdi her zaman parka köpeğiyle mutlu mutlu vakit geçiren beraber köpeğiyle oynayan adam.bütün bunlar sanki bir aileydiler orada,aralarında sessiz ama sıkı bir bağ olan bir aileydiler sanki o parkta.o gün anladım ben aslında her parkın bir hayatı varmış bizim gözlerimizden uzakta.
Eylül 17, 2011
Temmuz 17, 2011
Seni Seviyorum
Bir gün olsun birbirimize,"seni seviyorum"demedik,diyemedik.İkimizde korkardık dürüst olamamaktan, korkuyorduk.Birimizden biri hep hamle yapmayı bekledi ama hayır olmadı.İkimizinde ağzından çıkmadı,çünkü biz birbirimizi aşıklar gibi sevmiyorduk,sadece sevgi vardı insancıl.
Uzatmayalım dedim,git dedim,birine git O'na "seni seviyorum" diyebileceğin birine git.Mahrum bırakma bu cümleyi ağzından dökmeye...Durma O'na git.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

